Özellikle dalgıç turizmi açısından ülkemizin önde gelen turistik yerlerinden Kaş, son yıllarda bölgeye yapılan yatırımların da artmasıyla ülkemizin dikkate değer tatil yerlerinden biri olarak gün geçtikçe değer kazanıyor. Akdenizin mavisinin tam anlamıyla kendisini gösterdiği bölge, kıyı şeridinde etrafını yüksek dağların çevirdiği gizli bir cennettir adeta.
İster yaz ister kış olsun, her mevsim yaşanılası olan bu kentte hemen her gün turistlere rastlamak mümkün. Antalya il merkezine 192, Fethiye’ ye 106 km. mesafede olan bu kıyı yakasında, masmavi denizi bir yay gibi kuşatan yüksek dağların oluşu ve hemen karşıda Meis adasının bulunması Kaş denilmesinin sebebini oluşturur.
Eldeki bilgilere göre ilk çağlardaki adı Antiphellos olan kent, Likya, Yunan ve Roma dönemlerinden günümüze dek kalabilmiş eserlerin en eskilerini saklar içinde. Hellenistik Dönem’ de Antiphellos’ tan kalma antik tiyatro, bölgenin görülmeye değer diğer tarihi mirasları arasındadır. Agora ise şehrin güney ucunda yer alıp, kuzeydoğusunda bulunan Likya yazıtları, kaya mezarları ve mezar taşları da görülebilir nitelikteki diğer eserlerdir. Tüm bu bölgelere minibüslerle ya da günlük tekne turlarıyla ulaşılabilir.
Sosyal etkinlikler, festivaller ve şenlikler açısından ileri düzeyde olan bu kent, son yıllarda ucuz ve sade nitelikteki pansiyonları, tatil köyleri, otel fiyatları ve farklı tatil seçenekleriyle talep gören bir turizm beldesi olup, her yıl yerli ve yabancı binlerce misafiri ağırlamaktadır. Erken rezervasyon döneminde bol oksijenli havası, sapsarı kum plajları ve eğlenceli tatil seçenekleriyle bu coğrafyalar, tatil için rağbet gören yerler arasındadır.
Tertemiz sularıyla Büyük Çakıl, Küçük Çakıl, Akçagerme ve kayıkla ulaşılabilen Çayağzı plajları deniz, güneş ve kumsalın keyfini çıkarmak isteyenler için en iyi noktalar olup, Kaputaj plajı da eşsiz güzellikte koylarından biridir. Kaputaj sapsarı kumu, mavinin her türlü tonuyla 192 basamak merdiven inmeye değer güzelliktedir. Kaş’ ta birbirinden farklı bölgelerde tam 6 mağara vardır. Bunlardan en bilineni güvercinleriyle ünlü Güvercinlik mağarasıdır. Akdenizin hemen her bölgesinde yapılan su altı dalışları, yamaç paraşütü, kano ve mavi yolculuk da Kaş’ ta da yapılabilecek alternatif etkinlikler arasındadır. Tipik Akdeniz mutfağının hakimiyetindeki Kaş’ ın balık çorbası da meşhurdur.
Gezilip görülmeye değer yerlerden Kalkan, Kaş’ a bağlı bir belde olup 25 km. mesafededir. Eşsiz güzellikte bir koyun kıyısına kurulu belde, otel, pansiyon ve alışveriş yerleriyle turistlerin ilgisini çeker. Erken rezervasyon yaptırıldığı takdirde daha ucuza getirilen tatil fırsatları, bu bölgeyi daha işler hale getirir. Güvercinlik Mağarası da bu kıyılara yakın olup, teknelerle ulaşılabilmektedir.
Diğer bir gezilesi yer de Kaş’ a 60 km. mesafedeki Saklıkent’ tir. Uzun bir tahta köprünün ardından başlayan kanyon maceraseverler için idealdir. Kanyon içinde yürüyüp dönüşte serin suların kıyısındakı balık restoranlarda karnınızı doyurabilir, yorgunluğunuzu ödüllendirebilirsiniz.
Kaş’ a 41 km. mesafede bir antik kent olan Patara da gezmeye değer alanlardan birini oluşturur. İlk kez adından Herodot’ un bahsettiği bu kent, rivayete göre su perisi Lykia ile Apollon’ un doğduğu yerdir. Antik kent ve plajıyla meşhur olan bölge, aynı zamanda Türkiye’ nin en uzun kumsalını oluşturur. Ucuz ve nitelikli otel, motel, apartlar ve yöresel lezzetleriyle Patara da en az Kaş kadar rağbet gören yerlerdendir.
Üçağız Batıkkenti’ ni de görmeden dönmek istemeyeceğiniz bu kent, Akdenizin masmavi denizinin türlü tonları, altın rengi kumsalları ve yeşil dağlarıyla bir yağlıboya tablo izlenimi veren tatil köşelerimizdendir.